Yol Parası
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dâhiliye uzmanı Sibel Boyvada’ya 1999 yılında bir hasta gelir, hasta yaşlı bir köylü teyze. Hastane tıklım tıklım kalabalıktır. Sibel, hastayı muayene eder; kesin teşhis için bazı tahliller gereklidir. Kadına gerekli talimatları verir “Şu, şu tahlilleri yaptır, gel” der. Yaşlı teyze başını öne eğer ve konuşmaz. Sibel tekrar “Hadi teyzeciğim, şu tahlilleri yaptır gel, ben seni gerekli tedaviye başlatacağım” der. Teyze başını kaldırır, ağlamaya hazır gözlerle “Doktor Hanım, benim köye dönecek param yok. Nasıl yaptırayım o tahlilleri” deyince, Doktor Sibel’in yapacak birçok işi olmasına rağmen, bırakır işini, girer yaşlı teyzenin koluna ve koridor koridor gezerek tamamlar tüm tahlilleri.
Tekrar dâhiliye bölümüne gelirler. Sibel tedavi için gerekli ilaçları yazar, tedavisi için de gerekli tembihleri yapar. Bu Egeli yaşlı köylü teyze doktor hanımı dinlerken gözleri hep yerdedir. Tam teyze gidecekken Sibel’in aklına “Yol Parası” lâfı gelir. “Teyze, al bakalım şu parayı” diyerek, köye gitmesine hayli hayli yetecek bir para verir. Teyze önce almak istemez; ama sonra “Yavrum, köye dönecek param yoktu. Nasıl geri döneceğim diye kara kara düşünüyordum. Çok sağ ol, Allah senden razı olsun kızım” diyerek teşekkür üzerine teşekkür ederek oradan ayrılır.
Doktor Sibel, sıra bekleyen onlarca hastası ile ilgilenmeye devam eder. Aradan bir saat kadar bir süre geçer. Sibel bir bakar ki teyze kan ter içinde, kalabalığı yarmış, oflaya pofluya geliyor. Ege Üniversitesi Hastanesi’nden Bornova yolu o yaşta bir kadın için az buz bir yol değildir.
Sibel şaşkın, herhalde bir kâğıdını veya reçetesini unuttu diye düşünür. “Ne oldu teyze” diye sorar. Teyzenin yüzünde koca bir gülümseme vardır bu sefer. “Kızım, ben anayola çıktığımda bir köylüme rastladım. Meğer o, minibüsle zaten köye dönüyormuş. O beni köyüme götürecek. Sen paranı al kızım. Çok sağ ol!”
Bu sefer Sibel Boyvada’nın gözleri dolar. Teyzeyi öper, koklar ve evine gönderir. Hâlâ dürüst insanlar olduğu için o akşam dua eder. Sibel Boyvada, Ege Üniversitesi Hastanesi’nde çok başarılı bir doktor. Öğrenciyken de, üniversite tarihinde Ege Üniversitesi’ni birincilikle bitiren tek tıp öğrencisi; çünkü tıp fakültesinden birincilikle mezun olmak çok zor. Aslında bu başarıları beni pek ilgilendirmiyor. İnsanlara yardım etmek için yeşil gözlerinin arkasında her daim bir ışık var, o ilgilendiriyor.
Çok insan tanıdım gözlerinde hiç ışık yoktu. Gözlerinde o ışık olanları hep tanıdım, azdırlar; ama hayatınızı aydınlıkla doldururlar. Belki de hepimizin kalbinde bir ışık var; ama yavaş yavaş söndürüyorlar. Onların da gözlerinden dışarı yansımıyor.
Allah’ım, sen çoçuğumun kalbine de o ışıktan yerleştir. Gözlerinden dünyaya yansımasını ise, bana bırak. Söz veriyorum, gözüne o bulanık perdenin inmemesi için çok çalışacağım.
Ahmet Şerif İZGÖREN