Mustafa İNAN

Karpuz kabuğundan gemiler yapmak…

Tek tek kıvırıyorlar…

Temmuz27

Dün Ümraniye Soruşturması diye açılan, daha sonra adı Ergenekon Soruşturması olan dava süreci resmen başladı. İddianamenin açıklanmasından önce ateş püskürenler, şimdi açıklama yapmaktan kaçıyorlar. Deniz Baykal bile bugün bu konuya değinmedi. İlerde değinse bile, ‘iddianame başarılı bir komplo teorisidir’ diyeceğinden kesinlikle eminim.

Sanırım bu işin sonu Baykal’a bile dokunacak. Hakkında rüşvet ve usulsüzlük söylentileri aldı başını gidiyor. Dilerimki tüm pislikleri bir bir meydana dökülür ve artık çenesinin kapanması gerektiğini, milletin bunu istediğini anlar. (Ne kadar boş bir beklenti olduğunu biliyorum.)

Benim asıl beklentim, Sayın Abdurrahman Yalçınkaya’nın İşçi Partisi hakkında bir kapatma davası açıp ya da açmayacağıdır. Açarsa Vural Savaş’tan bir farkı olduğuna ve gerçekten ’savcı’ sıfatının doğru kullanıldığına inanacağım. Lâkin lideri 13 aydır tutuklu ve devleti şiddet kullanarak yıkmak için örgüt kurmakla suçlanırken, partisinin hâlâ faaliyet içersinde olması beni korkutmuyor değil.

Diğer korkum da Cumhuriyet gazetesi hakkında. Örgüt kapınıza el bombası atıyor, el bombalarının askeriyeden (ç)alındığı ortaya çıkıyor, imtiyaz sahibi yazarı hakkında muebbet hapis isteniyor ama siz göz göre göre ‘Ergenekon Soruşturması bir safsatadır’ demekten ileri gidemiyorsunuz.

Bu tutum neden?

Çünkü işin içinde bunlar da var. Kendi kendilerini bombaladılar ama yedik sanıyorlar. Bir insan kendi kendisini neden bombalar? Yaptığı haberler ve yazdığı köşe yazıları büyük bir çoğunluğun değerleri ile çelişiyorsa ve bu durumda kendi kendilerini bombalayarak, ‘yobaz halk bizi bombaladı’ süsü vermek için tabiî ki de. Bomba patlamadı çünkü canları tatlıdır. Eminim patlamaması için büyük çaba harcamışlardır.

Savulun adiler, yobaz dediğiniz halk geliyor.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.