Salaklar ve deliler arasındaki dağ

Bizi Bağlayanlar Yorum Ekle

Genç adamın arabası bozulmuştu. Saatlerce uğraşmasına rağmen, bir türlü sorunu tam olarak çözemiyordu. Arkasından bir ses duydu: ‘Birader, ne yapıyorsun orada?’ Soruyu yanıtlamak zorunda olduğunu hisseden genç: ‘Sorma, bijonları mazgala düşürdüm.’ Bu cevabın üzerine camdaki davetsiz misafir: ‘Düşündüğün şeye bak. Sök diğer lastiklerden birer tane, bijonsuz olana tak. Tüm lastikler 3 bijonlu olsun. Lastikçiye kadar öyle idare edersin.’ Genç biraz şaşkınlıkla denileni yapar ve davetsiz misafirin olduğu binaya bakar.

Hastane sandığı yer tımarhanedir. Bu hışımla: ‘Bu kadar akıllısın, ne işin var orada?’ diye cılız bir soru yöneltir. Camdaki: ‘Biz burada salaklıktan değil, delilikten yatıyoruz’ diye kısaca durumu özetler. :)

Dün bir film izledik. Eski ama kurgusu gerçek olduğu için pek sorun yaratmıyor. Adı ‘Akıl Oyunları’ ve John Nash isimli matematikçinin hayatını anlatıyor. John üniversitede burslu okur ama diğerlerinden farklı olmak ister ve özgün bir teori hazırlamak için uğraşırken olmayan şeyler görmeye başlar. Üniversitede yalnız yaşadağı hâlde gördüğünü söylediği oda arkadaşı ve Savunma Bakanlığı’nın muhbiri bunlardan birkaçıdır.

Daha sonra evlenir ve eşi hamile kalır. Bu sırada da hastalığı ilerler ve şizofreni tanısı koyulur. Nash artık çığrından çıkmıştır. Gördüğünü söylediği insanlar etrafında dolaşır ve onun aklına engel olmak için ellerinden geleni yaparlar. Hastanede insülin tedavisine başvurulur. Evine döndüğünde bitkin ve yorgundur. Ayrıca eşinin verdiği ilaçları da yutmaz, saklar.

Nash gördüğünü sandığı fizik ötesi insanlarla yaşamaya alışır. Princteon Üniversitesi’nde dersler vermeye başlar. Bu sırada Nobel’de ‘denge teorisi’ ödüle layık görülür. Film böyle uzar gider…

Filmin senaryosu ile Nash’in gerçek hayatı arasında örtüşmezlikler olduğu gerçek. Nitekim, Cesur Yürek filmindeki William Wallace’de gerçekten epey uzaktı.

Nash özgün teori bulmak için çalışırken delirmişti ve ben de bunu gördükten sonra internette el değmemiş bir şey bulmaktan vazgeçtim. Delirmekten korktuğum için değil, insanların her şeye tecavüze yeltendiği, ’sanal’ diye tabir edilen bir dünyayı aslında bizim yarattığımız için…

İçimizi dökmek ve bilgilenmek için internet güzel bir ortam. Diğer her olasılık ‘cinsellik ve terör’ barındırdığı için soyut, aynı zamanda yararsız. Yararlısını ve yararsızını biz bulduğumuz için almamız gereken ders, vermemiz gerekenden çok daha fazla.

Kendini hissettir

You must be logged in to post a comment.

Kopyalayabilir, çalabilir ya da ben yazdım diyebilirsiniz.