Temmuz31
Çoğu kişinin ‘Hatırla Sevgili’ dizisinde öğrendiği tarihi bir olay vardır: “Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan 12 Mart darbesinden sonra idam edilmişlerdir.’ O zamanlar idam cezalarını mahkemeden sonra senato onaylıyordu. İsmet İnönü, “Siyasî suçlar idamla cezalandırılmamalı” derken, Bülent Ecevit’te onunla aynı fikirdedir. Lâkin Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel ise idamı doğru bulur. Daha sonraki yıllarda Demirel idamları talihsizlik olarak yorumlayacaktır.
Konumuz o zamanın siyasî tablosu değil, konumuz cehalet. Elbetteki idamları asla affetmeyeceğiz, kabullenmeyeceğiz ama bu Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının neyi savunduklarını bilmeden yapılamaz. Demek istediğim, şu an Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını kahraman olarak gören insanlarımız ne onların düşüncelerini, ne de düşledikleri Türkiye’nin nasıl bir şey olduğunu biliyor.
Bildikleri tek şey var: “Deniz Gezmiş ve arkadaşları birer kahramandı ve asıldı.” Bu bir diziye malzeme olmasaydı belki de çoğu bundan habersiz ölecekti. İş kahramanlık olunca sahiplenen de, destekleyenler de çok oluyor.
Şu an sokağa çıkalım ve Deniz Gezmiş’i soralım. Alacağımız cevap çoğu zaman değişmez: “Siyasî görüşleri sebebi ile idam edildiler”
Cevap doğru ama eksiktir. Deniz Gezmiş ve arkadaşları komünizmi özümsüyorlardı. Emperyalist güçler diye tanımladıkları şey, Türkiye’nin ittifak içersinde bulunduğu diğer devletlerdir. Amerika, İngiltere, Fransa, Yunanistan ve diğer sömürgeci devletler emperyalist tanımında önde gelir.
Yalnız unuttukları bir şey var: “Atatürk anti-emperyalist değildi, milliyetçiydi. (Bunu etnik milliyetçilik sananlar kendilerinden utanmalılar) Ülkesinin menfaati için ittifak sağlama çabasına girerdi ama hiçbir zaman diğer devletlerden bir şey beklemezdi.”
Atatürkçü düşünceyi savunan çoğu kişi Deniz Gezmiş kahramandı der ve fanlarına abone olurlar. Deniz Gezmiş komünist devrimi gerçekleştirmeyi ve 1923 yılında Atatürk tarafından ilân edilen cumhuriyeti ortadan kaldırarak, Karl Marx tarafından imâl edilen sistemi düşlüyordu. O hâlde bu devrimin altında cumhuriyetin yanı sıra Atatürk de kalacaktı.
Bu konudaki idamlar kesinlikle yanlıştır. Diğer yanlış olan şey de, insanlarımızın idam edilene odaklanıp; idam edilenin neyi savunduğunu sorgulamadan sahiplenmesidir.
Bir kere daha anlıyoruz ki: ‘Bizim tek sorunumuz cehalet!’