Gülünç tipler
Geçen ay Türkiye’ye bilin bakalım kim geldi? Elbette ki tahminler var ama yanlış olabilir. Aydınlatayım sizi; Lost dizisinin başrol oyuncularından Sawyer geldi. Beyazıt Öztürk’ün programına bile katıldı. Belki de bazı garip dostlarımız bu adamı da, dizisini de Beyaz sayesinde tanımış oldu. Nereden mi biliyorum? Önyargılı olmayın ve lütfen okumaya devam edin.
Ben okur-yazar bir insanım. Elime ne geçerse okurum. Konusu ya da içeriği önemli değil benim açımdan. Sadece bana katacağı okuma izi ve çıkaracağım ders önemlidir. Saatlerce internette medya portallarını gerek siyaset, gerek kültür ve sanat yönünden inceleyen bir insan; nasıl olur da ‘Lost’ diye bir dizinin varlığından habersiz olabilir ki? Bu en az Darwin kadar garip bir olay.
Bunun karşılığı iki sorun demektir. İlki, ben internet yerine başka bir şey kullanmışım. Diğeri de ‘lost’ denen dizi kültür veya sanat yönünden bir şey barındırmıyor demektir. Örnek vermek gerekirse, mesela Sex and the Ctiy denen bir dizi mi sinema filmi mi ne çıkıyormuş; onu gazeteden de, internetten de gördüm. Demek ki sorun bende değil, lost’da.
Neyse bu Sawyer geldi, Beyaz’a konuk oldu. Adama bir şey dediğim yok. Programda da gördüğümüz gibi adam onca asılmaya karşılık gayet efendi bir şekilde durdu. Şımarıklık veya ukalalık yapmadı. Televizyon başındaki seyircilerin ‘ben sawyer olacaktım, o tercümanı harbiden götürürdüm’ gibi düşünmedi. Belki de düşündü. Biz bilmediklerimize dil uzatmadan, gördüklerimize yorumlarda bulunuyoruz.
Sonra messenger’larda ‘lost izliyorum’, ‘lost var, sen yoksun’, ‘lost izliyorum, meşgul edenin aklı yoktur’ gibilerinden garip durum belirteçleri belirdi. Kardeşim, geçen sene de o messenger’da durum belirteci vardı. Peki siz neredeydiniz?
Aslında yazılacak çok şey var ama kalp kırmak istemem. Bu arada, lost’un ne demek olduğunu bilmeden, üzerinde ‘lost’ yazılı t-shirt almış olan acil servis çalışanına da çevirisini bizzat ben yaptım. Yüzünde bir gülümseme oluştu, sanırım küfür falan olmadığını duyunca sevinmiştir.
Neyse, lost izleyicilerini fazla meşgul etmeyelim. Zaten ben onları kişi listemden sileceğim. Silindiklerini görünce beni engeller ya da engellemez; o benim problemim değil.
Hadi sağlıcakla kalın.