Mustafa İNAN

Karpuz kabuğundan gemiler yapmak…

Kayacı’nın oyunu 3 ile çarpacağız

Ağustos14

Bu satırları Ankara’dan yazıyorum. Burası en az İstanbul kadar geniş ama ondan biraz daha seyrek insanı barındırıyor. Evde yeteri kadar kitap okuduğumu düşündüm ve bir şeyler yazma zamanının geldiğini hisseder gibi oldum. Yazmam gereken şey şu olmalı: Aysun Kayacı.

Eğitim yoksunu bir insan: 15 yaşında mankenliğe atılmış ve ilk olarak tanıtım reyonlarında işe başlamış. 15 yaşındaki çoçukları bizim eğitim sistemimiz 8. sınıfta okutuyor. O hâlde Aysun Kayacı’nın eğitimli olduğunu söyleyemeyiz. Belki de kendisi bu satırları okuduktan sonra bana gıcıklık olsun diye parası neyse verir ve özel bir üniversiteye kaydolur. Malum, kayıt sezonu geliyor ve İstanbul’da bir sürü özel üniversite var.

Yalnız Aysuncuğum, ”Paranın satın alamayacağı şeyler vardır, geri kalan her şey için Master Card” derler. Sana lâzım olan şey bu cümlenin ilk satırlarında gizli.

Sayın Kayacı’dan ricam, bana ulaşsın ve en son okuduğu kitabın adını bildirsin. Harry Potter’ı mı okudu yoksa en son? Utanmasın da ben hiç kitap okumadım desin. Dünya seks ortalamasının altında ya da üstünde olup olmadığımı kontrol etmek için bazen dergi okurum, onun dışında pek okumuşluğum yoktur desin.

Kayacı’da güzel bir vücut ama işe yaramayan bir merkezî otorite var. Vücut kitap okumaz, film izler. Beyin okur, anlamlandırır, gelişir. Bu düşünce insanlara bakış açımızı değiştirir. Velhasıl bizi biraz daha insanlaştırır.

Evet evet. Aysun Kayacı’nın oyunu 3 ile çarpacağız. Onda herkeste olmayan 3 şey daha var: “Görgüsüzlük, cahillik ve aklî yoksunluk”

Trust me Aysun! (Biraz da İngilizce olursa Amerikan ruhlu gençler bizi anlar diye şey ettim.)

14 Ağustos 2008, Ankara

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.