Kafaları karıştıran ayrıntılar

Bizi Bağlayanlar Yorum Ekle

Cumhuriyet gazetesine bir bomba atılıyor. Bomba patlamıyor ve kimse en ufak bir zarar görmüyor. Daha sonra bombalarla benzer seri numaraları taşıyan başka bombalar Ümraniye’de bir evde bulunuyor. Kısa bir araştırmadan sonra bombaların Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın deposundan (ç)alındığı ortaya çıkıyor.

Araştırma derinleştiğinde ise Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi İlhan Selçuk örgüt üyesi olduğu için gözaltına alınıyor. Daha da derinleştiğinde gazetenin Ankara temsilcisi Mustafa Balbay gözaltına alınıyor. Bombalarda Ergenekon Terör Örgütü’nün parmağı olduğu netleşiyor ama Cumhuriyet gazetesi ezelden beri bu operasyonları AKP’nin siyasî rövanşı olduğunu savunuyor.

Şöyle bir baktığınızda ilginç bir manzara beliriyor, haklısınız. Halkın oy verdiği ve bu oyla muhalefet yapan bir partinin bu örgütün avukatlığına savunması da manzarayı biraz karartıyor. Sayın Baykal’dan bahsediyorum. O tonton, yaşım 70 diyen gıdığı ve ak ama bakımlı saçların sahibi Baykal’dan. Kendisi babannemle yaşıt, babannem de 1938 doğumlu. Her zaman en iyi hükümetin AK Parti olduğunu ve Baykal dönemlerinde neler çektiklerini anlatır durur.

Savcı Zekeriya Öz’ü alnından öpmek lâzım diyen Mehmet Metiner’e karşısındaki bayan, ‘Abdurrahman Yalçınkaya’nın da alnından öper misiniz’ sorusuna ‘evet’ yanıtını veren Sayın Metiner’i kutlamak gerek. Çünkü ülkede iktidar partisine kapatma davası açacak kadar cesur olan savcılarımız da var.

Bir diğer örneği de Fethullah Gülen için verebiliriz. Ondan ortada söylenenlere kanıp nefret duyguları kabaran, kin besleyen ve küfür eden bir toplumumuz var. Bu neden mi böyle? Çünkü onun cemaatini tanımıyorlar. Şu söz daha mutlak açıklıyor: ‘Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmak’

Bu ülkede felsefe iyi yapılıyor ama felsefenin temelinde bu söz yatar. Bilgimiz olmadan atıp tutuyoruz. Sonra Avrupa Birliği’ne bir telefon açıyor ve iş teklifinde bulunuyoruz. İş şu: ‘Sizinle bir iş yapmak istiyoruz. Sermayenin %30′unu Türkiye, kalan kısmını da siz karşılayacaksınız.’

Ben de birliğin yerinde olsam bu iş teklifini kabul etmem, Avrupa Birliği’ne işte bu yüzden giremiyoruz. Sokakta durun ve önünüzden geçen insanlara en son hangi kitabı okuduğunu sorun. On kişiden ikisi ‘o işler ilkokul yıllarımda kaldı’ diyecektir.

Şu hani her karanlık olayda dış güçler kelimesini kullanıyoruz ya, o işte tam bir safsata. Kendimizi kandırmamız için uydurulan bir muamma. Dıç güç de, iç güç de biziz ve yıllardır kendimizi aptallaştırıyoruz. Unutmayın. Kocaeli depreminde, beline kolon düştüğü için kıpırdayamayan kadına tecavüz eden öküzleri de bu ülke yetiştirdi.

Dış güç denen bir şey yok. Öküzler de, faşistler de, teröristler de bizim içimizde.

Kendini hissettir

You must be logged in to post a comment.

Kopyalayabilir, çalabilir ya da ben yazdım diyebilirsiniz.