Hiç değişmediler
Türkiye değişecek, bu adamlar ne yazık ki aynı kalacak. Dün de böyleydiler, ondan önce de, şimdi de böyleler. Önce Menderes’i askerî politika ile devirdiler, sonra iktidar oldular. Şimdi ise aynı taktiği 2008 yılında deniyorlar. Gördüğünüz gibi taktik tutmuyor, açık veriyorlar. O zaman halkı aydınlatacak merciler yoktu. Paşa ne derse oydu. Aksini söylemek iftiraydı, haramdı.
Peki ya şimdi? Şimdi bu taktikleri başlarına yıkılıyor. Anlıyoruz, ülkeyi yönetmek; başa geçmek istiyorsunuz. Biz sizi çok iyi anlıyoruz. Siz de bizi anlasanız? Hani şu defalarca denenen çok partili döneme geçiş denemeri var ya, siz ordaki geçişte kaldınız işte. Siz hâlâ ordasınız. Yani yolun karşısında. Geriye dönemezsiniz, saltanat var. İleri gidemezsiniz, halk var. Siz orda kaldınız.
Birisi çıktı annelerimizin başörtüsüne faşist gömleği dedi, diğeri de hac ibadetine dil uzattı. Anladık, inancınız yok. Bari dedemin, ninemin inancına saygınız olsun. Hiçbir şeyiniz yoksa, şerefiniz olsun. Kimse unutmasın ki bu ülkenin dağlarında şehit edilen evlatlarının analarının da başı örtülü. Unuttunuz mu yoksa? Kendi başınıza hiç gelmedi ki, niye aklınıza gelsin?
Bizi dinliyorlar dedi, evet; biz sizi dinliyoruz. Fakat siz bizi dinlememekle kalmıyor, anlamıyorsunuz. Bıktık biz artık sizden. O yobaz zihniyetinizden de bıktık. Çekin ellerinizi şu ileri giden arabanın üstünden de yolumuza bakalım. Ezilmeye doymadınız, tıpkı ezmeye doymadığınız gibi.
Siz bizi sindiremediniz ama dağdaki çoban dişlerine güzel bakar. Sindirme sistemi de güçlüdür. Alkol almaz, sigara da içmez. Tertemiz dağ havası alır. Adamı öğütür, 22 Temmuz’da da tükürür atar. Öylece kalırsınız.