Güneş balçıkla sıvanmaz
Medya yine ‘Ergenekon Soruşturması’ kapsamında ikiye bölündü. Bir taraf operasyonlara ‘planlı’ derken, diğer tarafsa ‘pislikleri pazara döküldü’ diyor. Kısaca bir taraf korkuyor, diğer taraf korkacak bir şeyim yok diyor. Peki bu medya neyden korkuyor? Korkulacak bir şey varsa diğer taraf neden korkmuyor? Şimdi soruların cevabını tek tek vereceğiz.
Öncelikle sözlerime Bülent Arınç’ı kutlayarak girmek istedim. Kendisi Abdüllatif Şener’e: ‘Benim eşimin başı da kapalı, seninkinin de. Demek ki onlara göre ikimiz de lâik sayılmayız. O hâlde bana küfür edenler seni alkışlıyorsa bir problem var demektir. Bu da bir süre seni kullanacakları içindir’ dedi ve gereken özeti de yaptı: ‘Erkan Mumcu’nun durumuna düşme!’ Şener’e vereceğim yanıtın bir benzerini daha etkili bir şekilde Sayın Arınç verdiği için bu konuya değinmeyeceğim.
Gelelim Ergenekon Soruşturması’na muhalif ve taraf olan kesimlere. Dünkü ‘cumhuriyet’ isimli gazetede şöyle bir manşet vardı: ‘Korku İmparatorluğu’ Manşet diyor ki: ‘Bu operasyonla Atatürk’ü sevenlere, Cumhuriyet aşıklarına korku servis edilmektedir.’ Pardon birader, ne korkusu? Paşalar ‘aşık’ oldukları için tutuklandılar? Hem de Atatürk’e? Ortada ciddi bir suç var, kıçınzı ağaç oyuğundan çıkarın artık. Bu suçun PKK’nın amaçından bir farkı da yok. İkisi de hükümeti ‘legal olmayan yollarla’ yıkmayı amaçlıyor.
Atatürk aşıklığı ulusalcıyım deyip darbe planı ve şakşakçılığı yapmakla olmaz. Bu sadece ciddi bir Kemâlist eylemdir, uşaklıktır, ahmaklıktır. Bence Baykal’ı da alsınlar. Cumartesi günü Niğde’nin Ulukışla isimli ilçesinde bir konuşma yaptı ve bir lâf ebeliğine imza attı. Baykal, ‘Ulukışla! Haydi göreve!’ dedi ve halk şaşırdı. Ben görevimi 22 Temmuz’da yaptım der gibi baktı Baykal’a ama Baykal Ulukışla derken askeri kastediyordu. Ulu Kışla = Ordu
Şu an bunların ağızlarındaki korku ‘bana da sıçrarsa’ korkusu. Yıllarca bunların avukatlığını, sözcülüğünü ve basın ayağını işleten adamlarda var bu korku. İddianame diye tutturan bir grup ‘üşütük’ de bunlardan. Sanki o iddianameyi çok merak ediyorsun. Etmiyorsun, sadece yıpratmak için elindeki kozu kullanıyorsun. 2500 sayfa olan şeyi sanki okuyacaksın, sanki umrunda olacak.
Diyelimki bu tutuklananlar 20 yıl hapisle cezalandırıldılar. O zaman da bu işte ‘Tayyip’ parmağı var diyebilir misin? Vallahi de, billahi de dersiniz siz. 50 sene önce ‘aşırı solcu’ diyerek din elden gidiyor dediler, şimdi oyun tersine döndü. Bu sefer de ‘aşırı dinliler’ diye darbe planları hazırlıyorlar.
Ortada bir kazan var ve bu kazanda üzerinde azcık da olsa bir pislik olan yanacak. Basın yolu ile bu kazanın ateşini söndürmek isteyenler var. Ben de diyorum ki: ‘Şu lâf ebeliğini bırakın. Pisliği olan yansın!’