Çocukluktan sandığa…
Doğduğumda Cumhurbaşkanı Turgut Özal’dı. Milletvekili Genel Seçimleri’ni Doğru Yol Partisi Süleyman Demirel’in karizması ile %27 oy alarak kazanmıştı. Gücüne güç katmak için seçimlerde III. parti olan SHP ile koalisyon hükümetini kurdu. Daha sonra Turgut Özal merhum oldu ve bu fırsatı iyi kullanan Süleyman Demirel o boşluğu doldurdu. Hareketli bir siyasî ortama denk düşen zamanda doğmuştum.
Çoçukluğuma ait hatırladığım en güzel yıllarımdı, Ecevit’in başbakanlık protokolünü başka isimlerle ortak kullanması. Belki de ‘ne güzel paylaşıyorlar’ diye seviniyordum çoçuk aklımla. Elleri titreriyor, konuşmaları da bazen eksiliyordu. Sanki ‘yaşlıyım ama…’ diyordu gözlüklerin ardındaki gözler. Eşini ondan daha sık görüyordum. Şu Rahşan Affı’na konu olan eşini…
Darbe veya muhtıranın ne olduğunu bilmeden büyümüştüm. Okulda siyaset konuşturmazlardı. Okulda konuşturmuyorlarsa, kötü bir şey olmalı derdim hep. Sonra da akşam haberlerde Ecevit’i izler, sokakta ona ‘zam babası’ lâkabını takan adama da gülerdim.
Sonra bir seçim yaklaştı. Millet, Ecevit’i tarihe gömeceğine and içti. Ajanslar ‘38.2′ ile AK Parti’nin tek başına iktidar olduğunu duyurmuştu. Ecevit, gerçekten de tarih olmuştu.
AK Parti’nin 363 milletvekili ile iktidar olması hemen Menderes’i çağrıştırdı bana. 27 yıllık CHP iktidarına son veren Menderes, belki de tarihte az emsali olan milletvekili sayısını çıkarmıştı. Asıl Demokrat onlardı…
Seçim zamanı sahte birleşim yapmadı Menderes, gerektiğinde dar ağacından poz vermeyi de bildi. Atatürk arkasına saklanarak siyaset yapmadı. CHP’ye oy verenlere ‘onlar hızsız’ ya da ‘ülkeye komünizm lâzımsa, onu da biz getiririz’ demedi. Paralardan millî şefin resmini kaldırdı. Ülkeyi Atatürk’ün kurduğunu halka tekrar hatırlattı. Tüm bu yobazlara karşın…
Ekranlarda yine ucuz bir oyun sergileniyor. İki başörtülü kız çıkıp, biz bu ülkenin evladıyız ama Atatürk’ü sevmiyoruz diyorlar. İngiliz mandasının egemenliğini savunuyorlar, daha özgür olabilecekleri için… Kız İngiltere’den aldığı bursla okumuş, nankörlük eder mi hiç? İşte bunlar, bizim halkımızı zor durumda bırakanlar. İşte bunlar, kendilerini Atatürkçü sananların kucağındaki son modeller. İşte bunlar, 2008 model Fatma Şahin’ler…