Benden sonra mutluluk…

Muhtelif Dinletiler Yorum Ekle »

Bir gün döner gelirse
Ona ne söylemeli?
- Dersin ki bekleyerek,
Kapadı gözlerini.

Ya yine o sorarsa
Beni hiç tanımadan?
- Belki bir derdi vardır,
Ona kardeşçe davran.

Nerde diye sorarsa,
Ne cevap vereyim ben?
- Ver altın yüzüğümü,
Hiç birşey söylemeden.

Ya derse ki salonda
Neden yok hiç kimseler?
- Açık kalmış kapıyı,
Sönmüş lambayı göster.

Ya o zaman derse ki
Nasıl oldu ölü mü?
- Belki ağlar, kıyamam,
Söylersin güldüğümü.

(Başlık ulvî şair Özdemir Asaf’ın şiir kitabının adıdır.)

Ah bu çalan şarkımız yârim yârim…

Muhtelif Dinletiler Yorum Ekle »

Günlerden duruşma,
Sen yoksun.
Ben,
Çoktandır beynime hapsettiğim yüreğimle,
Sessiz kalma hakkımı kullanıyorum.

Aşkın, adın, varlığın
Her fırsatta yüreğime yeniden gülüyor.
Kâtip hâlâ adını adımla yazıyor.
Salon tıka basa bomboş.

Şahit Vedat,
İlk okuldan kalma ezber yeteneği ile
İfadesini güzel sunuyor.

Beni ilk oturumda haklı çıkartan adalet,
Riya ile flört etmekte;
O yüzden o da yok mahkemede.

Hâkim karar diyor…

Ve Kâtip,
Adını adımla yazmıyor artık!

Çekinme dönmekten

Muhtelif Dinletiler Yorum Ekle »

Ben artık, eşyalarını alıp da çekip gittiğin o evde oturuyorum. Kendi odam yaptım senin odanı. Duvardaki çerçeveyi unutmuşsun ve çiçeklerini sulamayı. Biliyorum, delilik bu yaptığım. Gecelerce konuk olduğum evin sahibi ve yokluğunun bekçisi olmak; hiç de akıl kârı değil. Şimdi soğuk duvarlarla dertleşiyorum, seninle seviştiğim teras katının kapısını kilitledim; girmiyorum.

Sen, iki sokak öteye taşınmışsın ve çok şey unutmuşsun giderken. Beraber okuduğumuz kitabı bir köşeye atmışsın, sayfalar dağılmış ayak izlerine ve nazar değmiş geçen kış camın buğusuna çizdiğim gözlerine. Mutfağın yanık perdesi öylece duruyor, zaten o günden sonra hiç denemedim yemek yapmayı. Sabahları bildiğin gibi kahvaltıdan önce sigaraya gidiyor elim. Lanet olsun, ciğerlerim karardı sen hâlâ dönmüyorsun. Biliyor musun ben yine yokluğuna içiyorum. Ama artık Ortaçgil çalmıyor bu evde. Türkülerin sesi de iyice kısıldı. Asıl sen gidince öldü Mahsuni Şerif ve Pir Sultan daha dün asıldı.

Geceleri uyuyamıyorum, yokluğunu avutmak zor. Pencereyi açıp şarkını dinletiyorum bu şehre. Hissediyorum. Ruhun bana göç ediyor ama ne yaparsam yapayım, sensizlik bu evden gitmiyor. Sanki ne olur, bir gece de sen bana konuk olsan. Kadehi kaldırsak ay ışığına, yudumlasak ayrılığı ve bitse bu ayrılık denen yalan.

Farkında mısın bilmem, eylül geldi ama sararmadı sonbahar. Oysa böyle miydi geçen güz, nerde şimdi altında ıslandığımız yağmurlar? Merak etme, saksıdaki çiçekleri suluyorum fakat yokluğun yeşeriyor durmadan.

Sevgilim ya sen bana dön ya da ben can verip çıkayım bu odadan. Olur da özünü özlersen bir gün, bulamazsan bunca yıl büyüttüğün kendini, yani kayıpsan, firardaysan benim gibi; çekinme zile basmaktan, korkma, at adımını ve gir içeri.

Sevgilim bu ev kokunla, hasretinle ve yokluğunla döşendi. Ne zaman istersen bu kapı hep açık, çekinme, dön!

Okan Savcı imzalı bir yapıttır. Akif Oktay seslendirmesi ile mutlaka dinlemelisiniz. Youtube’a erişim olmadığı için vidyo bağlantısını veremiyorum. Eğer bir gün açılırsa, ‘Akif Oktay’ diye aratarak tüm şiir ve hikâyeleri dinlemelisiniz.

Son Balo, Vals ve Sarı Zeybek

Muhtelif Dinletiler 1 Yorum »

2 Şubat 1938 günüydü. Onun katılacağı son balo, yapacağı son vals ve oynayacağı sarı zeybeğin adresi Bursa Belediyesi’nin tarihi binasıydı. Fazla söze gerek bile yok, film her şeyi gözler önüne seriyor. Beş ya da on saniyelik bir beklemeden sonra aşağıda açılacak pencereden filmi izleyebilirsiniz.

Adınla seslendim başkalarına

Muhtelif Dinletiler Yorum Ekle »

Sen bilmezsin,
Başkalarına adınla seslendiğim günlerdi.
Uzaktın bana,
Duymazdın o yüzden,
Yokluğuna derlenmiş türküleri.

Oysa sen varken,
Kanayan gecelere merhem olurdu sesin.
Gülüşün dağıtırdı gözlerimden bulutu,
Ara sıra gelirdin ya?
Ben o zaman anlardım hangi mevsimi soluduğumu…

Seninle başlayan bir gün,
Yine seninle biterdi.
Gecenin bir yarısı,
Şehrin yollarını adımlarken,
Ve bağlarken o geceyi sabaha;
Hayat hiç olmadığı kadar güzeldi.

Bakışlarında mahsur kaldığımda,
Deli gibi akardı zaman.
Ara sıra hüzünler karışsa da sesine,
Gecemizi karartmaya yetmezdi.
Ve ben ne zaman değsem dudaklarına,
Yüzüne bambaşka bir iklim gelirdi.

Sonra gittin…
Her gün bir takvim yaprağı,
Düştü umutlarımın arasından,
Ve durdu gözlerine daldığımda çıldıran zaman..
Başkalarına,
Adınla seslendiğim günlerim oldu.
Gelmedin…
Şimdi bilmiyorum hangi mevsimi soluduğumu…

Şiir Okan Savcı imzalıdır. Şairin diğer şiirlerini mutlaka incelemelisiniz.

Kopyalayabilir, çalabilir ya da ben yazdım diyebilirsiniz.