Mustafa İNAN

Karpuz kabuğundan gemiler yapmak…

Sahne aynı, sanatçılar farklı

Temmuz3

Şu günlerde hiç duymadığımız kadar Ergenekon lâfı duyduk. Nedir bu ergenekon? Devlet içinde kritik yerlere gelmiş ve ulusalcılık denen şeyi kullanarak darbe kışkıştırcılığı yaparak çeşitli faaliyetleri organize etmek. Bir başka deyimle, medya ve bazı kuruluşları kullanarak kendi menfaatleri gereğince emellerine ulaşmak.

Bunun en açık örneği CHP’dir. Lâiklik diyerek büyük bir kısmı onlar galeyana getirdi. Başarılı da oldular. Üniversite önlerinde: ‘Sıkıyorsa buraya o başı kapalı kızlar gelsinler, yolacağız saçlarını başlarını! Cumhuriyet bizim!’ diyen o üniversiteli cahil kesim bunun en güzel örneğidir.

Darbe yapmak için de zemin oluşturdu bu ulusalcılar. Cumhuriyet elden gidiyor diyen de bunlardı, ‘ay çok korkuyorum, ay çok korkuyorum’ diyerek bu emellere alet olan kızlar da onlardı. Elbette ki medyayı unutmamak gerekir. Şeriat düzen mi geliyor sorularını ekmek parası peşindeki halka yöneltip cevap bekleyenleri ergenekoncu diye içeri almak şart aslında.

Şu durumda bizi en çok güldüren de bugün bu gözaltına alınanlara tepki gösterenlerdir. Bu adamlar yarın veya yarından sonra çıkacak olan iddianame ile suçlu bulunup tutuklanırlarsa o zaman onların yüzlerine tükürmek şart olacaktır. Demek ki siz de öylesiniz ki bu adamlara daha bugünden arka çıktınız.

Ulusalcı geçinip darbe isteyenler demokratik süreçte iktidar olamayıp, parti kapatma veya darbe girişimlerini destekleyen faşistlerdir. AK Parti’nin icraatlerini beğenmemek farklı bir şey, kapatılsın demek çok daha farklı bir şeydir.

Biz 1960′da Menderes’e oynanan oyunun da, bugün bu ergenekoncuların kime hizmet ettiklerinin de, Baykal’ın bu ülkeyi nasıl babasının malı gibi görmesini de iyi bilenlerdeniz!

Biz faşizm destekli ulusalcı da, kendisini milliyetçi sanan ırkçı da değiliz!

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.