Biz eskiden böyle değildik
Bursa’da oturanlar bilirler. Bu-Kart denen bir sistem var. Metro ve özel halk otobüslerinde kullanılan manyetik kartlar. İstediğiniz bir meblağ olarak bakiye yükletiyorsunuz ve bu sayede otobüs ya da metroya kart aracılığı ile biniyorsunuz.
Bugün bu kart yanımda olmadığı için Gemlik/Kurşunlu’dan hareketli bir yolculukla geldim. Otobüse bindim ve şöfere burada tek geçişlik bilet satılmadığını ve bu yüzden ilerde bir durakta bilet alacağımı söyledim. O da bunu bildiği için ‘tamam’ diyerek beni bilet satılan ilk durakta uyardı. Neyse, ben işimi hallederek en yakın koltuğun cam kenarına oturdum.
Kart okutulan makinanın hemen arkasında olduğum için kim ne şekilde biniyor görebiliyorum. Yaklaşık 30 kadar yolcu bindi, ancak içlerinden 3 tanesi tek geçişlik kart kullanmıştır. Diğerlerinde hep özel ‘Bu-Kart’ vardı. Neyse ilerledik ve 2 bayanın bindiği durağa geldik. Bayanlar dışarıdan gelmiş, sistemi bilmiyor.
Şöföre durumu anlattılar. Şöför de içeriye anons yaptı. Ücreti ödenmek üzere kartında bakiye olan yardımcı olsun diye. Arkama bakma gereği bile duymadım çünkü birisinin mutlaka kartını vereceğini biliyordum. Siz de böyle düşünmez misiniz? İçerde en az 30 tane bakiye yüklü kart sahibi ‘insanım’ diye geçinenler var!
Şöförün 3 kere tekrar etmesine rağmen yanıt gelmedi. Yanımdaki teyze ağır ağır çantasından kartını çıkardı ve uzattı, ‘al yavrum’ dedi. Bayanlar yaşlı teyzeye teşekkür üzerine teşekkür ettikten sonra ücreti verdiler. Teyzenin geç uzatmasını ilerleyen yaşından dolayı ağır hareket etmesine bağladım. Kartı kullanan bayanın 5 lira uzatmasına teyze, ‘fazladır bu kızım’ demez mi? Şöförden doğru yanıtını aldıktan sonra teyze parayı kabul etti.
Bu olaydan çok şey çıkarılır:
- Gün geçtikçe atalarımızın bize aşıladığı yardımseverlik duygusunu yıpratıyoruz.
- Cebimizde kartımız var ama yüreğimizde ‘yardımseverlik’ denen bir duygu yok.
- En önemlisi, bir gün aynı olayın bizim de başımıza gelebileceğini düşünemeyecek kadar zavallıyız.
Kartım yanımda değildi ama 2. maddedeki şeye sahiptim.