Artık beni kimse yalnız bırakamaz
Ayrılık ‘bizi bize’ hatırlatır.
Önce ürperir insan, sonra toparlanır. Uyuyana kadar kesin kararlıdır ama uyandığında aklına ilk o takılır. Derin düşünceler yerini hüzünlü bekleyişlere bırakır. Bazen ağlanır, bazen de saçmalanır. Önce aklına acaba şu an ne yapıyor, daha sonra da umrumda olmalı mı sorusu takılır. Aslında ayrılık, insana çok şey hatırlatır. Adam olana velhasıl…
Hayat, bir radyo frekansında konaklarken diğerlerinde kaçırdığımız şarkılardan farksızdır. Başkasına geçildiğinde bu sefer de bir öncekinin kaçırılacağının farkına varmaktır. Varlık, hangi frekansın daha iyi olacağı sorusunu asla yanıtlayamayacaktır. Arzuları hiçbir zaman azalmayacağı için daima şu anki kadar mutlu olacaktır.
‘İçini başkalarına açacaksan yaşama’ diyen adamla siz tanıştınız mı? Yahut da ‘Ben sevmekten hiç borçlu çıkmadım’ diyenle? İkisinin de aynı kişi olduğu alenîdir: Özdemir Asaf.
Ayrılık çok şey hatırlatır adam olana: Bazen Özdemir Asaf’la bile tanıştırır. Marjinal olma hevesinizi kaşımıza, gözümüze ya da başka uzuvlarımıza bir şeyler takarak belli etme amaçlarımız ’sidikle don yıkamak’ kadar saçmadır. En iyi marjinaller, karanlıktan kurtulanlardır. Işık hızına eriştiğimiz vakit karanlıktan kurtulacağızdır.
İnsanlar gelmeleri ile yalnızlıklarını giderenleri severler.
Gitmeleri ile kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar.
Özdemir Asaf