Yargıtay neyden rahatsız?
Türkiye, ‘muhtıra’ tarzı şeylerle çok önceden beri içli-dışlı. Kabuğuna iğne dokunulan ertesi günü bildiri yayınlamaktan çekinmez oldu. En son olarak Yargıtay Başkanlar Kurulu bir bildiri yayımladı. Ne içeriyordu bu bildiri? Elbette ki hükümeti tenkit ediyor ve son zamanlarda yargı üzerindeki baskıyı eleştiriyordu. Bildirinin asıl amacı, aslında nitelenmiyor. Bana göre asıl amaç, hatalar. Bağımsızlık falan işin hikâye kısmı.
Bir diğer deyişle, bu bildiri Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında sunulan iddianamenin altına imza atmış oldu. Ne şekil mi? Arkadaş, sen kalkıp %47′lik bir oyla iktidar olmuş bir partiye karşı kapatma davası açmaya kalkışıyorsun. Bunu tek başına sırtlanabilir misin? Velev ki sırtlanmadın zaten. Yalnız olmadığını bu bildiri göstermiş oldu.
Diğer yandan da Yargıtay’ın görevlerini irdeleyelim. Karşımıza tamamen hukuksal görevler çıkıyor. İşte onlar.
1. Adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümleri ilk ve son merci olarak inceleyip karara bağlamak,
2. Yargıtay Başkan ve üyeleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili ve özel kanunlarında belirtilen kimseler aleyhindeki görevden doğan tazminat davalarına ve bunların kişisel suçlarına ait ceza davalarına ve kanunlarda gösterilen diğer davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakmak,
3. Kanunlarla verilen diğer işleri görmek.
Şimdi aklınız ve mantığınızla bütünleşerek aşağıdaki soruları birer birer yanıtlayın.
1) Yargıtay’ın görevleri arasında siyasî bir analiz ya da söylem yapma hakkı var mı?
2) Varsa, hangi madde?
3) Yoksa neden yayımladı veya yayımlamaya iten amaç neydi?
Cevapları dolaylı bulduysanız arkanıza yaslanın ve okumaya devam edin.
Cevap 1)
Yargıtay siyasî bir söylem içersine giremez. Yargı bu ülkede hep bağımsızdı, öyle de kalmalı. Bu bağımsızlığı sonsuz gibi görenler büyük bir yanılgı içersine düşmüşlerdir. Nitekim, sonsuzun bile sorgulandığı bir yüzyılda yaşıyoruz. Buna rağmen: ‘Hayır efendim. Sen istersen %99′luk bir oyla iktidar ol, ben yine de bildirimi yayımlarım. Siyasî analizlerimi çekinmeden yaparım’ dersen, sana öyle bir bildiri yayınlarlar ki aklın bir karış havada kalır.
Cevap 2)
Böyle bir madde yok.
Cevap 3)
Yargıtay Başkanlar Kurulu, savcısına hata yaptığını anlatması ve ikazda bulunması gerektiği hâlde, hazırladığı iddianameye onay verip himayesi altına alarak bağımsız olduğunu zaten göstermiş oldu. Eğer yargı bağımsız olmasaydı, kusura bakılmasın ama o dava sittin sene açılamazdı. Tıpkı İnönü’nün askeri arkasına aldığı gibi, şimdi de birileri yargıyı gölgeleme peşinde. Belki de yargı bir gölge oluşturma gayretindedir, bilemeyiz. Bileceğimiz tek şey bunların hiçbirinin ülkenin menfaatine olmadığıdır. Sen böyle bir davayı açarak zaten eleştirilere göğüs germeyi göze aldın ki. Şimdi hataların yüzüne vurulduğunda kalkıp da bildiri yayınlama güdümü içersinde olma.
Sözün özü
Bu ülkenin evladı birilerinin oyunlarını bozmaya devam ediyor. Bundan rahatsız olanlar da sırası ile bildirilerini yayımlıyor. Asıl bildiriyi 5 yılda bir halk söyler. Hem de öyle söyler ki, siz her gün bir tane yayımlasanız ona denk düşüremezsiniz.